Mısır, yeni yatırım fırsatlarıyla dikkat çeken bir merkez haline geliyor. “The Spine” adı verilen özel yatırım bölgesi, konut, ticaret, otelcilik ve eğlence alanlarını entegre bir yapıda bir araya getirecek. Ancak bu projenin en ilginç yanı, yapay zeka ile desteklenen akıllı bir şehir olma hedefidir.
Yapay zeka altyapısı açısından oldukça yenilikçi bir yaklaşıma sahip olan “Omurga”, mevcut sisteme dijital katmanlar eklemek yerine tamamen entegre bir dijital-fiziksel sistem olarak tasarlanıyor. Mısır Bilgi Teknolojileri Baş Sorumlusu Mohamed Hamed, bu yapının şehir yaşamının her yönünü destekleyen derinlemesine entegre bir yapay zeka mimarisine dayandığını belirtiyor. The Spine’ın merkezinde, Nvidia Omniverse ve Cesium gibi gerçek zamanlı coğrafi uzamsal modelleme teknolojileriyle güçlendirilen bir şehir dijital ikizi bulunuyor. Bu dijital ikiz, trafik, altyapı ve acil durum senaryolarının sürekli olarak modellenmesini sağlıyor.
Hamed, “İkiz robot, canlı IoT verilerini alarak ‘eğer şöyle olursa’ senaryolarını simüle ediyor; örneğin, bir konserin fırtına sırasında sona ermesi gibi. Bu sayede, şehri reaktif değil, öngörücü bir şekilde yönetebiliriz.” diyor. Dijital ikiz, düşük gecikme süreleriyle yapay zeka görevlerini işleyen beş modern veri merkezi ve 200’den fazla mikro uç düğümü ile desteklenen dağıtılmış bir uç bilgi işlem modeli kullanacak. Altyapı, Apache Kafka gibi akış platformları sayesinde saniyede milyonlarca gerçek zamanlı olayı işleyebilecek şekilde tasarlanmış.
Yapay zeka ajanları, birleşik çoklu ajan sistemi içinde çalışarak kaynakların dinamik olarak tahsis edilmesini sağlayacak. Böylelikle, acil durum araçlarına öncelik verilmesi gibi senaryolar mümkün hale gelecek. Mimari yapının dikkat çekici bir özelliği “tasarımla gizlilik” prensibidir. Hassas verilerin merkezi bir sistemde toplanması yerine, uç yapay zeka verileri yerel olarak işlenerek kişisel verilerin cihazlardan ayrılmamasını sağlıyor. Ayrıca öngörücü bakım sistemleri, altyapının dayanıklılığını artırmayı hedefliyor. Optik sensörler ve evrimsel ağlar kullanarak, yapısal gerilimi veya boru hattı sorunlarını normalden iki hafta önce tespit edebiliyor ve otomatik bakım süreçlerini başlatabiliyor.
Enerji yönetimi de bu projenin önemli bir unsuru. Takviyeli öğrenme modelleri, güneş enerjisi, batarya depolama ve araç şarj sistemlerini entegre eden mikro şebekeleri yöneterek enerji tüketimini optimize etmeyi ve yerel enerji marketlerine katılmayı sağlıyor.
“Omurga” projesinin başlangıçta 30.000 olan nüfusunun zamanla 180.000 kişiye ulaşması bekleniyor. Bu durum, ölçeklenebilir bir dijital mimariyi gerektiriyor. Şehir, merkezi sistemlere güvenmek yerine, her biri yerel yapay zeka ajanları ile yarı özerk olarak çalışan mahallelere ayrılacak. Bu bölge tabanlı yaklaşım, hesaplama karmaşıklığını azaltarak kademeli ölçeklenmeyi mümkün kılacak.
Federasyonlu öğrenme de yapay zeka modellerinin yerel olarak eğitilmesine olanak tanıyacak. Bu yöntem, veri aktarımını azaltacak ve yıllık yaklaşık 2 petabayta ulaşan veri hacimleriyle ilgili veri egemenliği sorunlarını çözmeye yardımcı olacak. Altyapının ötesinde, “Omurga” ekonomik bir platform olarak da tasarlandı. Hamed, ajan tabanlı simülasyonlar ve makine öğrenimi kullanarak kiracı karışımını ve ticari faaliyetleri optimize eden bir “dijital ekonomik ikiz” uygulamasından bahsetti. Dijital platformlar, bu stratejiyi destekleyecek ve yatırımcılar ile kiracılar için tek bir erişim noktası sunacak.