Vietnam’ın lojistik merkezi Hai Phong, ulaşım tarihinde önemli bir başarıya imza attı. Cam Nehri üzerinde inşa edilen Kraliyet Köprüsü, 22 ay gibi kısa bir sürede tamamlanarak 15 Temmuz 2025 tarihinde trafiğe açıldı. Bu köprü, modern ada yaşamını tarihi liman bölgesiyle birleştirerek, bölgedeki ulaşım sıkıntılarını sona erdirdi.
Kraliyet Köprüsü, 2,2 kilometre uzunluğu ve 21 metre genişliğindeki dört şeritli ana güvertesiyle dikkat çekiyor. Eylül 2023’te temelleri atılan proje, yaklaşık 90 milyon dolara mal oldu ve şehir merkezi ile Vinhomes Royal Adası arasındaki ulaşım süresini yalnızca 5 dakikaya indirdi.
Mimari tasarımıyla da öne çıkan köprü, “Dünya Giriş Kapısı” temasını yansıtıyor. İki dev kulesi, nehre doğru eğimli yapısıyla “yükselen kanatlar” simgesini temsil ediyor. Kulelerin yüksekliği 89 metreyi bulurken, ana çelik kirişin uzunluğu 200 metre ve seyir açıklığı ise 110 x 25 metre olarak tasarlandı. Bu yapı, hem bir ulaşım aracı hem de bir mimari sembol olarak bölgenin kimliğine katkı sağlamayı amaçlıyor.
Köprünün bir ucunda Hai Phong’un zengin tarihi liman kültürü, diğer ucunda ise modern Vinhomes Royal Adası yer alıyor. Bu ikili, adayı şehir yaşamına entegre ederek bölgedeki ticaret ve gayrimenkul değerlerini artırmayı hedefliyor. Projenin hızına duyulan hayranlıkla birlikte, çevresel etkileri konusunda uzmanlar dikkatli bir izleme süreci yürütüyor.
Vietnam’ın 2050 yılına kadar net sıfır emisyon hedefi göz önüne alındığında, köprünün etkileri iki yönlü olarak tartışılıyor. Olumlu senaryoda, daha kısa yollar sayesinde trafikte geçirilen süre ve dur-kalk emisyonları azalabilir, ayrıca elektrikli ulaşım ve toplu taşıma ile çevreci bir koridor oluşturulabilir. Ancak, ulaşımın kolaylaşması özel araç kullanımını artırarak karbon ayak izini büyütebilir.
Projenin arkasındaki Vingroup, Kraliyet Köprüsü’nü stratejik bir dönüm noktası olarak değerlendiriyor. Şirket, 2025 yılı itibarıyla lojistik, yenilenebilir enerji ve batarya depolama sistemlerini ana faaliyet alanlarına dahil edeceğini duyurmuştu. Bu köprü, özel sektörün hızlı altyapı oluşturma yeteneği ile sürdürülebilirlik hedefleri arasındaki dengeyi test eden bir “erken sınav” niteliği taşıyor.